ÖNCEDEN ÖNLEM ALINMASI GEREKEN BİR HASTALIK: ALZHEIMER

Prof. Dr. KAYNAK SELEKLER

ÖNCEDEN ÖNLEM ALINMASI GEREKEN BİR HASTALIK: ALZHEIMER

Prof. Dr. KAYNAK SELEKLER

Ülkemizde Alzheimer hastalığına ilgi az. Konuyla uğraşanların/hekimlerin toplumun bu konudaki ilgisini medyada çekmek, bilgilendirmek/bilinçlendirmek için fırsatları kısıtlı.Ya bir Cumhurbaşkanının eşinin vefatı, ya ünlü bir başbakanın ölümü veya toplumda iyice tanınan, sevilen bir kişinin bu hastalığa yakalandığının duyurulması gerekiyor. İlgisizliğin haklı/haksız nedenleri olabilir. 80 milyona yaklaşan Türkiye nüfusunun %50’si 30 yaşın altında. Gençler, orta yaştakiler için, 60’lı yıllar çok uzaklarda, dağın öteki yanında. Ama yıllar geçip zirve aşıldığında, yaşlılık, yaşlılık sorunları/hastalıkları, hatta ölüm gerçeği daha iyi gözlemlenir, anlaşılır. Çok bilinen, tekrarlanan sözdür. “Yıllar çok çabuk geçer”. Bu günün gençleri, orta yaştakiler, bir gün yaşlıların yaşadıkları problemlerle yüz yüze gelir. Kendilerinin de unutabileceği gerçeğiyle karşılaşır. Alzheimer’e ilgisizliğin diğer bir nedeni toplumda yaygın olan “bize bir şey olmaz” kaderciliği veya vurdumduymazlığı. Hastalıklar, ölümler hep başkalarının başına gelir. Ekonomik, sosyal nedenleri de göz ardı etmemek gerekir. Günlük hayatında çeşitli sorunlarla boğuşan genç/orta yaş nesil için, çok ilerde gözüken bir hastalığın sıralamadaki yeri, en altlardadır veya yoktur.

Son 20 yılda dünyada yaygın yapılan araştırmalar ve yayınlarla Alzheimer hastalığı konusunda insanların bilgi düzeyi artırıldı. Ama bu artış yukarıda kaydedildiği gibi, toplumumuzun bir kısmının ilgisini çekmeye yetmedi. Artık denebilir ki sokaktaki sade vatandaşın bile Alzheimer hastalığı hakkında bir miktar bilgisi var. Ama ne düzeyde, yeterli mi, son bilgi birikiminden haberdar mı? Hayır. Belki olsa, hastalığa karşı ilgisizliği daha azalabilir.

En korkulan hastalık

ABD’de 60 yaşından büyük kişilere “yakalanmaktan en çok korktukları hastalık” sorulduğunda %35 oranla Alzheimer hastalığı birinci sırada yer alıyor. Yani üç kişiden biri. Kanser %23 oranla ikinci, felç %15 oranla üçüncü sırada bulunuyor. Kişilerin “neden bunamak sizi korkutuyor?” sorusuna yanıtları, “Sevdiklerimi/yakınlarımı unutmaktan korkuyorum, aileme yük olmaktan/üzmekten korkuyorum, kendime bakamamaktan korkuyorum, kişiliğimi/kim olduğumu unutmaktan korkuyorum, tanıdığım bunamış kişiler gibi olmaktan korkuyorum” oluyor.

Amerikan Alzheimer Derneği’nin yayınına göre, ABD’de her 67 saniyede, birine Alzheimer tanısı konuyor. 2010’da 65 yaşından büyük 4.7 milyon Alzheimer’li sayısı 2050’de üç katı artarak 13.8 milyonu bulacak. Bunlardan 7 milyonu 85 yaşın üstünde olacak.

Amerika’da 3 yaşlıdan biri Alzheimer’den ölüyor.2000-2010 arasında Alzheimer’den ölenlerin sayısı % 68 artıyor. Buna mukabil AIDS’den ölüm: %42, felçten ölüm: %23, kalp hastalıklarından ölüm: %16 azalıyor.

Alzheimer bir sağlık problemi olmaktan başka ekonomik ve sosyal bir sorun da.

Dünya Sağlık Teşkilatı’nın raporuna göre, Dünyada bunama hastaları için yapılan masraf: 600 milyar dolar. Diğer bir rapora göre, 2014 yılında Alzheimer ve diğer demans hastaları için tahmin edilen toplam harcama miktarı: 214 milyar US Doları. Bunun 150 milyon doları (%70) Sigorta Kurumlarından, 36 milyon doları (% 17) aileler tarafından ödeniyor.2050 ‘de tahmin edilen harcama: 1 trilyon dolar.

Alzheimer aynı zamanda sosyal bir problem. ABD’de 15 milyon hasta yakını, hasta bakımını -ücretsiz olarak- yükleniyor. Bu kişiler hastalarını yalnız bırakamadıklarından büyük bir fedakarlıkla işinden ayrılıyor, evden dışarı çıkamıyor, bütün vaktini hastasının problemleriyle uğraşarak geçiriyor. Zamanla bu hasta yakınlarında da ruhsal problemler ortaya çıkıyor.

Sadece yaşlılık hastalığı değil

Son 15-20 yılda yapılan araştırmalar, Alzheimer’in bir yaşlılık hastalığı olmakla beraber, bir “orta yaş hastalığı” olduğunu da gösteriyor. Bellek bozukluğu/unutkanlık gibi klinik belirtileri 65 yaşından sonra ortaya çıkan hastalığın beyinde yıllarca önce başladığı gözlemleniyor. Artık kesinleşen/ispatlanan bulguya göre Alzheimer’in patolojik bulguları beyinde hastalık ortaya çıkmadan 15-20 yıl önce başlıyor. Hastalığı öne alan, belirtilerin erkenden ortaya çıkmasına neden olan bazı risk faktörleri var. Bunlar kalp krizine, felce yol açan diyabet (şeker hastalığı), kanda kolesterol yüksekliği, hipertansiyon (yüksek tansiyon), obezite, sigara, kronik alkolizm gibi vasküler (damarsal) risk faktörleri. Genellikle bunlar da orta yaşlarda ortaya çıkıyor. Tedavi edilmeleri olası.

Korunmak mümkün

Alzheimer hastalığı bugün için tam tedavisi olmayan bir hastalık. Eldeki tedaviler hastalığın gidişini önleyemiyor. Fakat bir şans hastalığın ortaya çıkmasının geciktirilebileceği. Bunun için genç-orta yaşlardan itibaren tedbir alınması gerekiyor. Risk faktörlerinin ve hastalığı koruyucu etkenlerin bilinmesi, orta yaşlardan itibaren yukarıda belirtilen risk faktörlerinin önlenmesi ve tedavisi, ileride çıkabilecek bunama hastalığını geciktirebiliyor. İnsanlar uzun yaşamak istiyor. Unutulmamalı ki ne kadar uzun yaşanırsa, bu hastalığa yakalanma kötü şansı o kadar fazla. Önlemi önceden almak gerekiyor.

 

 

 


Bu yazı 2.048 kez okundu.