YAŞ ALDIKTAN SONRA ÇALIŞMA HAYATI

MÜKRİME ALPTEKİN

YAŞ ALDIKTAN SONRA ÇALIŞMA HAYATI

MÜKRİME ALPTEKİN

Yaşam süremiz uzuyor, yaşam kalitemizin de aynı hıza yetişebilmesi için üretkenliğin devam etmesi
gereği kaçınılmaz. Peki ama nasıl?

British Geriatrics Society tarafından yayınlanan bir araştırmaya göre bugünlerde doğan çocukların üçte
biri yüz yaşın üzerine kadar yaşayabilecek ve 75 yaş üstü popülasyon da 2040 yılında bugünün iki misli
rakamlara ulaşabilecek şekilde öngörülüyor.

Yaşlı demek aciz demek değil; deneyimli demek, görmüş geçirmiş demek. Peki bu deneyimden,
donanımdan, hem onlar hem de toplum nasıl en etkin şekilde faydalanabilir? Bu sorunun cevabı keşke
çok basit olsaydı.

Yaş almış, belki emekli olmuş bireylerin de çalışma hayatına, sosyal refaha katkıda bulunması, gençler
için bir tehdit olarak algılanmamalıdır. Bu durum sadece yeni dinamikler olduğu ve geleceğe yönelik
sosyal, kültürel, mesleki ve makroekonomik planların o çerçevede yapılması gereğinin altını
çizmektedir. Değişiklik illa iyi veya kötü diye etiketlenmemelidir. Sadece öncelikler, gereksinimler ve
sunulabilecek katkıların adı veya kapsamı değişmektedir. Yaşlılar belki fiziksel aktivitelerde bir miktar
kısıtlansalar da aslında gerek mesleki geçmişleri, gerek yaşam deneyimleri sayesinde sosyokültürel
anlamda pek çok katma değer yaratabilirler. Yaşlıların çalışmasını sadece kendilerini meşgul etsin,
oyalansınlar şeklinde ele almamak, deneyimlerinden yararlanmak için fırsat olarak değerlendirmek
gerekir.

Dünyada pek çok araştırma, yaşlılığında aktif olarak torunlarının bakımına destek olanların bile yaşlılığa
ilişkin sağlık problemlerinden daha geç şikayet etmeye başladıkları saptanmış. Sağlıklı yaş almak
istiyorsanız siz de resmi emekliliğinizden bağımsız çalışma hayatına devam edin ve hem siz, hem de
çevreniz birikimlerinizden faydalanmaya devam etsin.


Bu yazı 1.436 kez okundu.