İNSAN BEYNİ NEDEN BU KADAR BÜYÜK?

  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •  
  •  

Prof. Dr. Kaynak Selekler

Bilim adamları insan beyninin neden bu kadar büyük olduğunu araştırıyor.

Moleküler değişim, insan beynini  büyük maymunlardan üç kat daha büyük yapıyor. Yetişkin insan serebral korteksi*, büyük maymunların neredeyse iki katı nöron (sinir hücresi)’a sahip. En yakın primat akrabalarımızla karşılaştırıldığında inanılmaz derecede büyük beyinlerimiz var.

Bilim insanları, insanlardan, şempanzelerden ve gorillerden hücreler toplayarak ve onları laboratuvarda beyin yığınlarına dönüştürerek bu farklılığın nedenlerini araştırıyor. Küçük “beyin organoidleri” üzerinde yapılan testler, beyin büyümesini kontrol eden ve insan beynini büyük maymunların beyinlerden üç kat daha büyük yapan, şimdiye kadar bilinmeyen bir moleküler anahtarı ortaya çıkarıyor.

Beyin organoidi , beyne benzeyen yapay olarak büyütülmüş,  minyatür bir organı tanımlar. Beyin organoidleri, çeşitli sinir hücrelerini içeren sentezlenmiş dokulardır ve beyinin korteksini özetleyen anatomik özelliklere sahiptir.

Sağlıklı insan beyni, yetişkinlikte tipik olarak yaklaşık 1.500 cm3’e ulaşır; bu, 500 cm3 olan goril beyninin veya 400 cm3 olan şempanze beyninin kabaca üç katı büyüklüğündedir.

Bilim insanları, süreci anlamak için insanlardan, gorillerden ve şempanzelerden sıklıkla tıbbi testlerden veya operasyonlardan arta kalan hücreleri topladılar ve bunları kök hücrelere yeniden programladılar. Daha sonra bu hücreleri beyin organoidlerine dönüşmeye teşvik edecek şekilde büyüttüler.

Birkaç hafta sonra, insan beyni organoidleri açık ara en büyüğüydü ve insan beyin dokusunda, beyindeki tüm hücreleri oluşturmaya devam eden nöron ana (projenitör) hücreleri, büyük maymun beyin dokusundakilerden daha fazla bölünmüştü. Sürecin matematiksel modellemesi, hücre çoğalmasındaki farkın beyin gelişiminde erken gerçekleştiğini, sonuçta yetişkin insan beyin korteksindeki sinir hücresi sayısının büyük maymunlara kıyasla neredeyse ikiye katlanmasına yol açtığını gösterdi.

Araştırmacılar ayrıca, süreç için çok önemli olan bir geni belirlediler. ZEB2 proteinin daha sonra insan dokusunda devreye girerek hücrelerin olgunlaşmasında daha fazla bölünmesine izin verdiğini saptadılar.

Beyin gelişimi çalışması organoidlerin gücünü vurguluyor. Beynin normal olarak nasıl geliştiğini anlamak önemli, çünkü kısmen insanları neyin benzersiz kıldığını anlamamıza yardımcı olur ve kısmen de bize nörogelişimsel bozuklukların nasıl ortaya çıkabileceğine dair önemli bilgiler verebilir.

*Serebral  korteks:İnsanlarda ve diğer memelilerde beynin dış tabakasıdır. Genel olarak gri cevher ve kılcallardan oluşur.  Beyin korteksi bellek, dikkat, algılama, farkındalık, düşünce, dil ve bilinç açısından önemli bir rol oynar.

Kaynak:

Cell, March. 24,2021.  DOI  https://doi.org/10.1016/j.cell.2021.02.050

 

Yalnızlık ve sosyal izolasyon

Herkesin hayatta kalmak ve gelişmek için sosyal bağlantılara ihtiyacı vardır. Ancak insanlar yaşlandıkça, kendilerini genellikle daha fazla yalnız zaman geçirirken bulurlar. Yalnız kalmak, yaşlı yetişkinleri yalnızlığa ve sosyal izolasyona karşı daha savunmasız bırakabilir, bu da sağlıklarını ve yaşam kalitelerini etkileyebilir. 

Yalnızlık ve sosyal izolasyon farklıdır, ancak birbiriyle ilişkilidir. Yalnızlık, yalnız veya ayrı olmanın üzücü duygusudur. Sosyal izolasyon, sosyal temasların olmaması ve düzenli olarak etkileşime girecek çok az insanın olmasıdır. Yalnız yaşayabilir ve kendinizi yalnız veya sosyal olarak izole hissetmeyebilirsiniz veya diğer insanlarla birlikte olurken kendinizi yalnız hissedebilirsiniz.

65 yaş ve üstü yaşlı yetişkinlerin sayısı artıyor ve birçoğu sosyal olarak izole durumda ve düzenli olarak yalnız hissediyor. 2020’deki koronavirüs salgını, sağlık hususları ve fiziksel mesafeyi uygulama ihtiyacı nedeniyle daha da fazla zorluk getirdi .

Daha yaşlı yetişkinler, artan yaşlanma, işitme, görme ve hafıza kaybı, engellilik, etrafta dolaşma güçlüğü ve / veya aile ve arkadaş kaybıyla birlikte gelebilecek sağlık ve sosyal bağlantı değişiklikleri nedeniyle sosyal izolasyon ve yalnızlık için daha yüksek risk altındadır. Araştırmalar, yalnızlığın ve sosyal izolasyonun kalp hastalığı , depresyon ve bilişsel gerileme gibi sağlık sorunları için daha yüksek risklerle ilişkili olduğunu göstermektedir.

Yaşlı yetişkinler daha fazla COVID-19 riski altındadır Başkalarından fiziksel olarak uzak durmaya yönelik halk sağlığı yönergeleri COVID-19’un yayılmasını yavaşlattı, ancak aynı zamanda insanların ailelerini ve arkadaşlarını görmesini de zorlaştırdı.

Yalnız veya sosyal olarak izole edilmiş kişiler çok az egzersiz yapabilirçok fazla alkol alabilir , sigara içebilir ve genellikle iyi uyumazlar, bu da ciddi sağlık sorunları riskini daha da artırabilir. Yalnız kalan insanlar duygusal acı çekerler. Bir bağlantı ve topluluk duygusunu kaybetmek, bir kişinin dünyayı görme şeklini değiştirebilir. Kronik yalnızlık yaşayan biri kendini tehdit altında ve başkalarına güvensiz hissedebilir.

Sosyal izolasyon ve yalnızlık beyin sağlığı için de kötü olabilir. Yalnızlık ve sosyal izolasyon, daha zayıf bilişsel işlev ve özellikle Alzheimer hastalığı dahil olmak üzere demans için daha yüksek risk ile ilişkilendirilmiştir . Ayrıca, az sosyal aktivite ve çoğu zaman yalnız kalmak, araba kullanma, fatura ödeme, ilaç içme ve yemek pişirme gibi günlük görevleri yerine getirme becerisinin azalmasına neden olabilir.

Kendinizi veya sevdiğiniz birini yalnızlığın ve sosyal izolasyonun olumsuz etkilerinden korumaya yardımcı olmak için yapabileceğiniz şeyler var. Öncelikle kendinize iyi bakmanız önemlidir. Egzersiz yapmayı, sağlıklı beslenmeyi, yeterince uyumayı (7-9 saat) ve stresi yönetmeye yardımcı olmak ve mümkün olduğunca zihinsel ve fiziksel olarak sağlıklı kalmak için zevk aldığınız aktiviteleri sürdürmeyi deneyin.

Aktif kalmak ve başkalarıyla bağlantı kurmak önemlidir. Başkalarıyla birlikte keyif aldıkları anlamlı, üretken faaliyetlerde bulunan insanlar, bir amaç duygusu hissederler ve daha uzun yaşama eğilimindedirler. Örneğin, gönüllü olarak başkalarına yardım etmek, kendinizi daha az yalnız hissetmenize yardımcı olur ve yaşamda daha iyi sağlıkla bağlantılı bir misyon ve amaç duygusuna sahip olmanızı sağlar. Araştırmalar, bunun gibi aktivitelerin ruh halinizi iyileştirmeye ve sağlığınızı ve bilişsel işlevinizi iyileştirmeye yardımcı olabileceğini gösteriyor.Bu zorlu dönemde herkesle bağlantıda kalmak ve ulaşmak  için telefon, video, yazı, e-posta, sosyal medya veya mektup yardımcı olabilir.

Kaynak:

https://www.nia.nih.gov/health/loneliness-and-social-isolation-tips-staying-connected?utm_source=nia-mailchimp&utm_medium=email&utm_campaign=socisolation-20210301

 

Zerdaçal ilacının beyne 7 faydası

Bilindiği gibi ilk ilaç çalışmaları hayvanlarda (fareler)’da yapılır. Farelerde elde edilen olumlu bulgular her zaman insanlarda aynı sonucu vermez. Aşağıda özetlenen çalışma farelerde yapılmıştır ve henüz insanlarda denenmemiştir.

Hindistan’daki insanların Amerika Birleşik Devletleri’nde ve dünyanın geri kalanında olanlara kıyasla daha az sıklıkta Alzheimer hastalığına yakalandıkları uzun zamandır biliniyor.  Hindistan’daki diyetle ilgili merak edilen şeylerden biri de çok yenen köri.  Köri içindeki önemli bir baharat zerdaçaldır. Zerdeçalın önemli bir bileşeni kurkumindir. Kurkumin ile ilgili sorun, çok hızlı bir şekilde bozunması ve kan-beyin bariyerini az miktarda geçmesidir.Bu nedenle  kan dolaşımında ve beyinde bulunabilirliği oldukça düşüktür.

Bunu yenmek için Salk Enstitüsü (Kaliforniya, ABD) araştırmacıları, Alzheimer hastalığıyla mücadeleye yönelik J147 isimli deneysel bir ilaç geliştirdi. J147, körilerde kullanılan bir baharat olan zerdeçalın bir türevi. Yeni çalışmada ekip, Alzheimer vakalarının yüzde 99’una daha çok benzeyen yeni bir fare modelinde ilacı test etti ve J147’nin daha iyi hafıza ve biliş, beyinde daha sağlıklı kan damarları ve diğer gelişmiş fizyolojik özelliklere sahip olduğunu saptadılar.

Bilim insanları çalışmada, Alzheimer’in başlıca risk faktörü olan yaşlılığı hedef aldılar. Ekip, ilaç adayının hızla yaşlanan ve yaşa bağlı insan Alzheimer  hastalığına daha çok benzeyen bir demans versiyonunu yaşayan bir fare türü üzerindeki etkilerini araştırdı.

J147 ile beslenen yaşlı fareler aşağıdaki faydaları gördü:

  1. Hafıza ve biliş için diğer testlerde daha iyi performans gösterdiler.
  2. Daha sağlam motor hareketleri sergilediler.
  3. Beyinlerinde daha az patolojik Alzheimer belirtisi vardı.
  4. J147, yaşlı farelerin beyinlerindeki küçük damarlardan kan sızmasını önledi

Ayrıca J147 ile beslenen yaşlı farelerde gen ekspresyonunun ve metabolizmasının birçok yönden genç hayvanlarınkine benzediğini buldular. Bunlar:

  1. enerji metabolizmasında artma,
  2. beyin iltihabı (enflamasyon)’nda azalma ve,
  3. beyindeki oksitlenmiş yağ asitleri seviyesinde azalma idi.

Salk Enstitüsü, J147’nin Parkinson, Huntington ve vasküler demansa da  fayda sağlayabileceğini söylüyor. Çalışmanın klinik ilgisini göstermenin tek yolu,  J147’yi Alzheimer hastalığı için insan klinik denemelerinde kullanmak olacaktır.

Kaynaklar:

http://www.alzheimersweekly.com/2016/11/turmeric-spice-drug-shows-7-brain.html?utm_source=feedburner&utm_medium=email&utm_campaign=feed%3a+dementiaalzheimersweekly+%28dementia+%26+alzheimer%27s+weekly%2

http://www.alzheimersweekly.com/2013/05/curry-derivative-j147-beats-aricept-for.html


  •  
  •  
  •  
  •  
  •   
  •  
  •