Sosyal girişimciler, gönüllüler, uzmanlarla konuşuyorum. Birçok alanda sivil toplum ve şirketler projeler üretiyor. Faydalı ve iyi işlerin yayılması için bu örneklerin anlatılmasına ve yayılmasına çok ihtiyacımız var.
Türkiye’nin de yıllardır çözmediği çok sorunu var, eğitim gibi, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi… Türkiye’de de artık yaşlı nüfus artıyor. Yaşlılarla ilgili sorunlar da büyüyor. Bunun başında da sağlıklı yaşlanma ve yaşlılıkta da sosyal hayatın bir parçası olabilme gibi birçok konu var. Ve ne yazık ki Türkiye’de yaşlı nüfusa yönelik çok az proje hayata geçiyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda uzman, yıllardır kadın hakları savunuculuğu yapan Selma Acuner’in kurduğu patiska.com platformunun çalışmalarını takip ederken, konuyu buraya da taşımaya karar verdim.
Yaşlı nüfusun artışı, dünya genelinde birçok ülkenin karşı karşıya olduğu önemli bir demografik trend.
Doğurganlık oranları düşüyor, sağlık hizmetleri iyileşiyor ve yaşam beklentisi uzuyor. Birçok ülke önlemlerini alıyor, sosyal politikalar geliştiriyor. Profesyonel anlamda yaşlı bakım hizmetleri artık çok ciddi bir iş kolu.
Biraz verilere bakarsak, dünya genelinde 65 yaş ve üzeri nüfusun oranı artıyor. 2020’de dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 9’u 65 yaş ve üzerindeydi, bu oranın 2050’de yüzde 16’ya çıkması bekleniyor. Yalnızca Amerika ve Avrupa’da değil Asya’da da yaşlı nüfus hızla artıyor.
Japonya, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde yaşlı nüfus oranı yüzde 20’nin üzerinde.
Yaşlı nüfusun artışı, emeklilik sistemlerini yeniden masaya yatırmayı gerektiriyor. “65 yaşında çalışılır mı?” denilirdi eskiden, artık 65 yaş orta yaş gibi algılanıyor sağlıklı bireylerde. Birçok ülkede emeklilik yaşı ve sağlık hizmetleri maliyetleri politikacıların ana gündem maddelerinden oldu.
Yaşlı nüfusun artması, kronik hastalıkların ve sağlık hizmetleri ihtiyacının artmasına da neden oluyor.
Sağlık personeli göçü yaşanıyor
Bu da sağlık sektöründe daha fazla personel ihtiyacını ve daha fazla sağlık harcaması yapılmasını gerektiriyor. İşte o yüzden de son dönemde başta Almanya olmak üzere birçok ülkeye farklı ülkelerden hemşire ve fizyoterapist göçü yaşanıyor. Yaşlı nüfusun artışıyla birlikte, bakıma ihtiyaç duyan yaşlıların sayısında da artış var. Bakımevi, huzurevi sayısı artıyor, ev hizmetleri gelişiyor.
Ve en önemlisi yaşlılar daha doğrusu “yaş alanlar” toplumdan soyutlanmak istemiyor, sosyal katılımcı olmayı istiyor.
Japonya’da yaşlılar esnek çalışıyor
Peki en çok yaşlı nüfusa sahip ülkeler neler yapıyor?
En çok yaşlı nüfusa sahip Japonya’da yaşlı bakımı için zorunlu bir uzun vadeli bakım sigortası sistemi geliştirmiş. Bu sistem, 40 yaş ve üzerindeki herkesin prim ödemesini ve yaşlıların bakım ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Kurum içi de evde bakım hizmetleri de bu kapsam içinde.
Japonya, yaşlıların işgücü piyasasında daha uzun süre kalmasını teşvik etmek için de emeklilik yaşını yükseltmiş ve yaşlı çalışanlar için esnek çalışma koşulları sağlıyor. Japonya’da özellikle Tokyo’da yaşlılarla ilgili çok sayıda etkinlik ve sosyal olanaklar dikkat çekiyor.
Gelire değil ihtiyaca göre hizmet
Bir diğer örnek İsveç. İsveç de yaşlılar için kapsamlı ve evrensel bir bakım sistemi uyguluyor. Yaşlının gelir durumuna göre değil ihtiyacına göre hizmet sunuluyor. Evde bakım hizmetlerinden huzurevlerine kadar geniş bir yelpazede bakım seçenekleri var. Ayrıca İsveç’te aktif yaşlanma politikaları, yaşlıların sosyal ve ekonomik hayatta yer almalarını teşvik ediyor.
Bakana destek veriyor
Hızla yaşlanan Almanya’da da, yaşlı bakımını finanse etmek için zorunlu bir uzun vadeli bakım sigortası sistemi var. Bu sistem, yaşlıların evde veya huzurevlerinde bakım almasını sağlarken bakıcılar için de mali destek veriyor. Bakan kişiler de destek alıyor.
Finlandiya’da dijital yaşlı programları var
Finlandiya, en özel örneklerden biri. Yaşlıların bağımsız olarak yaşayabilmeleri ve toplumda aktif olarak yer alabilmeleri için yaşlı dostu çevreler yaratmaya odaklandılar. Kamu alanlarının ve konutların yaşlıların ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanması sağlanıyor Finlandiya’da. Yaşlıların dijital teknolojilere erişimini artırmak ve dijital becerilerini geliştirmek için çeşitli eğitim programları sunuluyor.
Yaşlı istihdamı var
Singapur, yaşlıların evde bağımsız olarak yaşamalarını destekleyen birçok program geliştirmiş. Bu programlar arasında evde bakım hizmetleri, yaşlılara yönelik sağlık kontrolleri ve sosyal destek programları yer alıyor.
Singapur, yaşlıların istihdam edilmesini teşvik eden politikalar geliştirmiş. İşverenlere yaşlı çalışanları işe almaları veya istihdamda tutmaları için mali teşvikler sunuluyor. Ayrıca, yaşlılara yönelik beceri geliştirme ve yeniden eğitim programları da var.
Bağımsız yaşama politikası uyguluyor
Kanada, yaşlıların kendi evlerinde veya topluluklarında bağımsız olarak yaşamalarını desteklemek için toplum temelli bakım hizmetleri sunuyor. Evde bakım, ulaşım hizmetleri ve yemek dağıtım programları gibi hizmetler yaşlıların günlük yaşamlarını kolaylaştırıyor.
Türkiye de bu kervana girmiş ülkelerden biri artık. Yaşlanıyoruz. Yazıda son TÜİK verilerini de paylaştım. Ve Türkiye’nin de yaşlılarla ilgili farklı bir bakışa, sosyal haklara ve projelere çok ihtiyacı var.
Bu yazı Gazete Oksijen’de 30 Ağustos 2024 tarihinde yayınlandı. Yazının tümüne buradanulaşabilirsiniz.
https://gazeteoksijen.com/turkiye/yaslilarin-hayatini-kolaylastiracak-projelere-ihtiyac-var-221413
Elif Ergu Demiral’ı X’de @ElifErguDemiral hesabından takip edebilirsiniz.