Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi tarafından sürdürülen, Türkiye’nin de çalışmalarına katıldığı Yaşlı Hakları Sözleşmesi oluşturma hedefine doğru bir önemli adım daha atıldı. Yaşlı Bireylerin Hakları için Hükümetlerarası Çalışma Grubu IGWG-HROP, Sözleşme taslağını ortaya çıkarmak için Cenevre’de 13-17 Temmuz tarihlerinde ilk oturumunu yaptı.
Bu oturumda üye Devlet temsilcileri, BM uzman ve yetkilileri, ulusal insan hakları örgütleri ve çeşitli ülkelerden gelen sivil toplum temsilcileri yasal bağlayıcılığı olan uluslararası bir Sözleşme’nin yaşlı haklarını nasıl tanımlanacağı, önceliklerin neler olacağı, uygulama için hangi kurumsal yapının kurulacağı ve ne gibi yaptırımlar olacağı gibi konularda görüşlerini açıkladılar, tartıştılar.
Toplantıya Türkiye’den sivil toplum temsilcisi olarak katılan tek isim, kıdemli ve tecrübeli bir hak savunucu, Selma Acuner oldu. Selma Acuner kurucusu olduğu Patiska Platformu ve gönüllüsü olduğu SENEX Derneği adına görüş açıkladı ve tartışmalara katkı sundu.
Selma Acuner’in şimdilik Yasal Bağlayıcı Belge başlığıyla konuşulan Yaşlı Hakları Sözleşmesi müzakerelerine sunduğu “Sıfırdan Başlamamak: Cinsiyet Eşitliği ve Yaşlı Kadınlar” bildirisinin ve Sözleşme’yle ilgili gözlem ve izleme tartışmasına yaptığı katkının resmi olmayan çevirisini paylaşıyoruz.
Bu metinlerin aslını İngilizce sayfamızda görebilirsiniz.

Sayın Başkan, Saygıdeğer Delegeler, Değerli Katılımcılar,
PATISKA Platformu ve Senex: Yaşlanma Araştırmaları Derneği adına konuşuyorum. Ayrıca GAROP (Yaşlı Bireylerin Hakları İçin Küresel İttifak)’un ortak bildirisini de destekliyoruz.*
Bu Çalışma Grubu’nun tartışmalarının arkasında gerçek hayatlar yatıyor: benim hayatım ve tüm çeşitliliğiyle milyonlarca yaşlı kadının hayatı.
Genel ifadelerden somut tartışmalara geçerken, sıfırdan bir şey inşa etmiyoruz.
CEDAW (Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi) ve CEDAW’ın 25 ve 27 sayılı Genel Tavsiyeleri, Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu ile Kadın Statüsü Komisyonu’nun (CSW) Üzerinde Uzlaşılan Sonuçlar belgesi, yaşam sürecinde kadın hakları için önemli bir çerçeve sunmaktadır. Yasal Bağlayıcı Belge, yaşlıların, özellikle de yaşlı kadınların yaşadıkları gerçeklere yanıt olarak bu standartları uygulamalı ve daha da geliştirmelidir.
Cinsiyete dayalı ve kesişen ayrımcılık, ömür boyu ücretsiz bakım hizmeti vermiş birçok yaşlı kadını emekli maaşı veya birikimi olmadan bırakmaktadır.
Beş torununu yetiştiren bir büyükanne, gıda yardımının tamamını torunlarıyla paylaştı ve kuru ekmekle hayatta kaldı. Ankara’nın gecekondu mahallelerinde, beş yetim torununu tek başına yetiştiren bir büyükanneyle oturup sohbet ettim. Gıda yardımından aldığı her kırıntıyı torunlarına verdi ve kendisi için sadece kuru ekmek ayırdı — torunlarının aç kalmaması için kendisi aç kaldı. Nesil atlamalı hanelerde yaşayan yaşlı bakım verenler, yasa ve politika açısından görünmez kalmaktadır.
Yasal Bağlayıcı Belge, gelir ve sosyal güvenliği garanti altına almalı, bu bakım verenleri ve haneleri desteklemeli, yaşa ve cinsiyete duyarlı hizmetler ve izleme mekanizmaları sağlamalı ve özerkliği ve acil durumlarda kapsayıcılığı güvence altına almalıdır.
Birçok yaşlı kadın, yeterli destek olmaksızın şiddet ve sömürüyle karşı karşıyadır. Yasal Bağlayıcı Belge ayrıca yoksulluğu ve şiddeti, yapısal insan hakları ihlalleri olarak açıkça ele almalıdır.
Sayın Başkan, yaşlı kadınlar dünyadaki yaşlı nüfusun çoğunluğunu oluşturuyor, ancak en az görünür olanlar arasında yer alıyorlar. İki taahhüt hayati önem taşıyor.
“Birincisi, toplumsal cinsiyet eşitliği temel bir ilke ve yükümlülük olmalı; bu da, cinsiyete dayalı yaş ayrımcılığını yasaklayan ve engellilik ile cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılık da dahil olmak üzere çoklu ve kesişimsel ayrımcılığı ele alan, toplumsal cinsiyete duyarlı, somut ve dönüştürücü önlemler gerektirir.”
İkincisi, dil ve dijital engelleri ortadan kaldıran erişilebilir yöntemler aracılığıyla, ECOSOC (BM Ekonomik ve Sosyal Konsey)’a akredite statüsü olmayan STK’lar da dahil olmak üzere yaşlılar, özellikle de yaşlı kadınlar için anlamlı katılım güvence altına alınmalıdır.
Son olarak, Yasal Bağlayıcı Belgenin nihai başarısı, hakların iç hukuk, kaynak kısıtlamaları veya ailenin sorumluluğu gerekçeleriyle şarta bağlanması veya askıya alınmasını önleyip önlemediğine; bakım ve desteği uygulanabilir bir hak olarak belirleyip belirlemediğine; ve yükümlülük sahiplerini hesap verebilir kılmak için yaşlılara etkili hukuk yolları ile gerekli araçları sağlayıp sağlamadığına bağlı olacaktır.
Bu sözleşme, yaşadığımız gerçekleri haklara, sessizliği sese ve vaatleri hesap verebilirliğe dönüştürmemiz için bir fırsattır.
Teşekkür ederim.

Sayın Başkan
İzlemenin amacı hesap verebilirliği sağlamaktır ve hesap verebilirlik katılım olmadan var olamaz.
Hakları izlenen kişiler toplantı odasında eşit ortaklar olmalıdır – sadece görüşleri alınmamalı, yaşadıkları deneyimlerin ve sundukları kanıtların dikkate alındığı sürecin bir parçası olmalıdırlar. Ancak o zaman izleme ve hesap verebilirlik meşruiyetini koruyabilir.
İzleme mekanizması yalnızca hakların yasada var olup olmadığını sorgulamakla yetinmemelidir. Tüm çeşitlilikleriyle yaşlı kadınlar da dahil olmak üzere yaşlıların, bu haklardan pratikte gerçekten yaralanıp yararlanamadıklarını da sorgulamalıdır.
Bu amaçla Yasal Bağlayıcı Belge, devletlerden yaş, cinsiyet, engellilik ve diğer kriterlere göre ayrıştırılmış verileri, kesişimsel ayrımcılığı ve adalete erişimi yansıtan göstergelerle birlikte toplamalarını ve yayınlamalarını talep etmelidir. Ayrıca yaşlıların ve ilgili STK’ların anlamlı katılımıyla bağımsız ulusal izleme mekanizmalarının kurulmasını da şart koşmalıdır.
Sayın Başkan,
Sayın Shobha Shukla’nın daha önce de belirttiği gibi, dünyanın birçok yerinde haklara ve cinsiyet eşitliğine karşı hareketler yükseliş göstermektedir. Bu hareketler cinsiyet eşitliğini ve kadınların, kız çocuklarının ve LBGTI bireylerin insan haklarını tehdit etmektedir – ve yaşlılar da bu tehditle karşı karşıyadır. Dolayısıyla Yasal Bağlayıcı Belge kapsamında yapılacak izleme, sadece ilerlemeyi kaydetmekle kalmayıp, gerileme ve geriye gidişleri de tespit edip bunlara müdahale edebilmelidir.
Sayın Başkan,
CEDAW Komitesi ve GREVIO ( Kadınlara Yönelik Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Eylem Uzman Grubu) dahil olmak üzere uluslararası ve bölgesel insan hakları mekanizmalarının deneyimlerinden yararlanmalıyız. Yasal Bağlayıcı Belge insan hakları izleme sürecini daha da güçlendirmek için tarihi bir fırsat sunmaktadır.
Antlaşma organlarının üyeleri Devletler tarafından aday gösterilecek olsa da, aday gösterme sürecinin ötesinde, üyelerin fiili ve algılanan bağımsızlıklarını pekiştirecek yöntemler üzerinde durulmalıdır.
Komite üyeleri kişisel sıfatlarıyla hareket etmeli ve bağımsızlık, uzmanlık ve çeşitliliği güvence altına alan şeffaf prosedürler yoluyla seçilmelidir.
Ulusal aday gösterme süreçleri açık ve katılımcı olmalıdır. Yaşlılar ve ECOSOC’a akredite olmayan kuruluşlar da dahil olmak üzere sivil toplum, erişelebilir bildirimler, istişareler ve takip yoluyla katkıda bulunabilmelidir.
Son olarak, izleme, çözüm yollarının önünü açmalıdır – raporlama tek başına hesap verebilirlik anlamına gelmez. Yasal Bağlayıcı Belge, yaşlılara, hakları ihlal edildiğinde yükümlülük sahiplerini hesap verebilir hale getirebilmeleri için etkili çözüm yolları, bireysel bildirimler, ciddi ve sistematik ihlallere ilişkin soruşturmalar ve etkili takip mekanizmaları sağlamalıdır. En doğru çözüm ise bunların Yasal Bağlayıcı Belge’ye eklenecek ihtiyari bir protokol aracılığıyla güvence altına alınmasıdır. Ayrıca devletler, yükümlülüklerini sadece iç hukuk, sınırlı kaynaklar veya ailenin sorumluluğu gerekçeleriyle ertelememeli ya da şarta bağlamamalıdırlar.
Teşekkür ederim.